Topo


Rüzgâr Gibi Geçti




1940’lar

1940’lar


178 not | Reblog | 2 hafta önce
Sende de hiç oluyor mu? Ben seni her gördüğümde şurama erik kaçmış gibi oluyor böyle tadı güzel ama mayhoş, sızlıyor da..

Sende de hiç oluyor mu? Ben seni her gördüğümde şurama erik kaçmış gibi oluyor böyle tadı güzel ama mayhoş, sızlıyor da..


:)


"Biri üstüne alınsın da rüyama girsin iki dakikalığına diye ettiğim dualar da hiç ulaşmaz sahibine.Kalır işte ortada öylece.."


Korkuyordum senden, ödümü patlatıyordu içime işlemen. .

Korkuyordum senden, ödümü patlatıyordu içime işlemen. .


"En mühimi kalbin şahitliği. Tüm hâkikat orada!
Gerisi lâf-ı güzaf.."


Oysa ki siz bayım bir sebze bile olamazsınız çünkü enginarın bile bir kalbi vardır..

Oysa ki siz bayım bir sebze bile olamazsınız çünkü enginarın bile bir kalbi vardır..


"

Ağla sevgilim, çünkü ağlamanın zamanıdır şimdi! Küçük öykümün kahramanı bir süre önce öldü. eğer bir teselli olacaksa senin için, o zaman bil ki, yeterince huzurlu ve herkesle barışık olarak öldü ..

Franz Kafka

"



"Bir şey söyle bana. İçimdeki kayayı kaldırıp atacak bir şey söyle. Nefes alabileceğim bir şey de bana."
İncir reçeli

"Bir şey söyle bana. İçimdeki kayayı kaldırıp atacak bir şey söyle. Nefes alabileceğim bir şey de bana."
İncir reçeli


Niçin rüzgârlı sonbahar akşamlarında sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz?
Niçin yanımda değilsin?
Sebahattin Ali

Niçin rüzgârlı sonbahar akşamlarında sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?
Sebahattin Ali


Ey aşk, sen bir şarkı olsan, radyoda yakalasam seni kesin ezana denk gelirsin..

Ey aşk, sen bir şarkı olsan, radyoda yakalasam seni kesin ezana denk gelirsin..


İncir reçeli güzeldir


1 not | Reblog | 1 ay önce
Hoşgeldin kadınım benim, hoşgeldin, yorulmuşsundur; 
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını, 
Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var, susamışsındır; 
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim, acıkmışsındır; 
Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam, 
Memleket gibi yoksuldur odam. 

Hoşgeldin kadınım benim, hoşgeldin, 
Ayağını bastın odama, 
Kırk yıllık beton çayır çimen şimdi, 
Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde, 
Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler,
Gönlüm gibi zengin, 
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam.


Hoşgeldin, kadınım benim, hoşgeldin…

Nazım Hikmet Ran

Hoşgeldin kadınım benim, hoşgeldin, yorulmuşsundur;
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını,
Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var, susamışsındır;
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim, acıkmışsındır;
Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam,
Memleket gibi yoksuldur odam.

Hoşgeldin kadınım benim, hoşgeldin,
Ayağını bastın odama,
Kırk yıllık beton çayır çimen şimdi,
Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde,
Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler,
Gönlüm gibi zengin,
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam.


Hoşgeldin, kadınım benim, hoşgeldin…

Nazım Hikmet Ran


6 not | Reblog | 1 ay önce
edwardian-time-machine:

View of Montreal, taken from Mount Royal. 1906.

edwardian-time-machine:

View of Montreal, taken from Mount Royal. 1906.


580 not | Reblog | 1 ay önce
1 2 3 4 5 »